Çocuklarda Boyun Kitleleri (Şişkinlikleri)

Erişkinlerde ki boyun kitleleri çoğunlukla malign (kötü huylu) olmasına rağmen çocuk boyun kitlelerinin brankial fistul%85’ten daha fazlası bening( iyi huyludur).

Çocuklarda boyun kitleleri enfeksiyon, travma, tümör veya konjenital nedenlerden kaynaklanabilir. Boyun kitlelerinin yerleştikleri bölge, ne kadar süreden beri devam ettikleri ve doğuştan olup olmadıkları tanıda çok önemlidir. Sişlik yedi günden beri varsa akut enfeksiyon, yedi hafta civarında kronik enfeksiyon ve maling tümörler, yedi ay civarında ise iyi huylu tümörler veya doğumsal kökenli kitleler düşünülür.

Yerleşimlerine görev boynun orta hattında en sık görülen kitleler Tiroglossal kist ve Dermoid kisttir.

Boynun yan tarafındaki kitleler:Brankial fistül ve kistler, kistik higroma, hemanjiom ve tortikollislerdir.

Lenfadenopatiler(Lenf bezi büyümesi)

Çocuklardaki boyun kitlelerinin en sık nedeni lenf bezlerinin büyümesidir (Lenfadenopati). Lenf nodları çocuklarda 2-10 yaş arasında elle hissedilebilirler.

Lenf nodlarının 2 yaşından önce ele gelmesi nadirdir. İki yaşından önce gözlenen kitlelerde Kistik Higroma,Tiroglossal Kist,Dermoid Kist veya Brankial Kistler düşünülmelidir. Tanı genellikle fizik muayene ile konabilir.

Lenf bezleri çoğunlukla enfeksiyonlara bağlı olarak büyürler. Lenf bezlerini büyüten enfeksiyonlar sistemik bir hastalığın sonucu olacağı gibi kulak iltihaplanması, sinüzit ve tonsilit gibi bölgesel bir enfeksiyonun sonucu da olabilir. Bu Lenfadenopatiler genellikle ağrılı olup birkaç gün içinde büyümüşlerdir ve birden fazla sayida bulunabilirler. Çoğunlukla antibiyotik tedavisi ile küçülürler. Eğer antibiyotik tedavisine rağmen düzelmiyorlarsa cerrahi müdahale düşünülebilir.

Uzun süreden beri devam eden bazı spesifik Lenfadenopatiler vardır. Bunlar: tüberküloz, brusellozis, sifiliz, sarkoidoz, kedi tırmığı hastalığı, enfeksiyoz mononükleozis, kızamıkçık ve kabakulak gibi bazı viral enfeksiyonlardır.

Tüberküloz lenfadenitte çoğunlukla akciğer tüberkülozu hikayesi vardır ve %20 oranında iki taraflıdırlar. En sık çenenin altındaki lenf bezleri büyür. PPD testi yapılır, akciğer grafisi çekilerek tüberküloz araştırılır. Çekilen röntgen grafisinde boyundaki lenf bezlerinde kalsifikasyon görülmesi Tüberküloz lenfafenopati tanısı koydurur. Lenf dokusundan biyopsi yapılarak tanı konabilir.

Kedi tırmığı hastalığında %90 kedi ile temas veya kedi tırmalama hikayesi mevcuttur. Kedinin yanında, köpek ve maymun tırmalamasından sonra da oluşabilir. Tek taraflı, yumuşak,kulağın ön tarafında veya çenenin altında Lenfadenopatiler görülür. En fazla koltuk altında lenf büyümesi görülür. Temastan 1-2 hafta sonra ortaya çıkabilir. 30 güne kadar büyümeleri devam edebilir. Tedavi genellikle semptomatikdir. Kendi kendine düzelir.

Doğumsal gelişimsel boyun kitleleri

Boynun orta kısmında yer alanlar: Tiroglossal kist, Dermoid kist, Teratom ve Timus kistleridir.

Tiroglossal kist ve fistül:

Doğumsal boyun kitlelerinin % 70’ini oluşturur. Dil kökünden boyunun alt orta kısmına kadar herhangi bir yerde görülebilir. Fizik muayenede düzgün yüzeyli, yumuşak ve ağrısız kitleler şeklindedirler. Bu kitlelerin yaklaşık üçte biri apseleşir ve cilde direne olur. Tiroit bezi Tiroglossal kistin içinde veya hemen yanında olabilir. Bu yüzden ameliyattan önce ultrasonografi ile mutlaka tiroid bezinin yeri araştırılmalıdır. Genellikle iki yaşından sonra bulgu verirler. Bu kitleler yutkunma ve dil hareketleri ile asağı yukarı doğru hareket ederler.

Eğer kanalın alt ucu açıksa buradan tükürük tarzı salgılar akar. Bu Tiroglossal fistül olarak isimlendirilir. Tiroglossal fistül ve kistler cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Eğer çıkarılmazlarsa uzun sürede kanserleşebilirler. Çıkarılırken hiyoid kemiğin korpusuyla birlikte çıkarılmalıdırlar. Yoksa tekrarlarlar. Ameliyattan sonra tekrarlama oranı %2-5 arasındadır. Fakat hiyoid kemik çıkarılmazsa tekrarlama oranı yüzde 40-70’dir.

Dermoid ve epidermoid kist

Boyun orta hattında ikinci sıklıkla görülen doğumsal kitlelerdir. Görülme sıklığı 4000 canlı doğumda birdir. Doğumda boyunda bir kitle şeklinde görülür. Çoğunlukla üç yaşından önce teşhis edilirler. Yutkunmayla branchial fistulhareket etmezler. Daha çok boynun alt orta kısmında bulunurlar. Kaşın altında göz küresinin üst dış tarafında da doğumda ve ilk üç ayda tespit edilebilirler. Kemik fasiasına yapışabilirler, hareketlidirler ve ağrısızdırlar. İçinde kıl folikülleri,yağ ve ter bezleri bulunur. Cerrahi olarak çıkarılarak tedavi edilirler. Kapsülüyle birlikte total olarak çıkarılması önemlidir, yoksa tekrarlayabilirler.

Brankial fistül ve kistler:

Brankial fistül ve kistler boyun kitlelerinin yaklaşık olarak %30’unu oluştururlar. Genellikle tek taraflıdırlar. %2-3 oranında iki taraflı da görünürler. Sternokleidomastoid (başımızı sana sola döndüren, boynunu her iki tarafında yukardan aşağı arkadan öne uzanan kas) Kasının ön kenarı boyunca yukardan aşağıya doğru herhangi bir yerde olabilirler. Erişkinlerde kanser dönüşümü bildirilmiştir. Fakat bu çok nadirdir.

Eğer kanalın alt ucu açıksa buradan tükürük gibi salgılar gelir. Buna brankial fistül denir.

Kanal kapalıysa bu salgılar birikerek kistik bir kitle oluşur buna da brankial kist denir. %25 oranında sekonder enfeksiyonlar gelişir ve boyunda apseler oluşur. Cerrahi olarak tamamen çıkarılarak tedavi edilirler. Eğer kanal tamamen çıkarılamazsa tekrarlarlar. Ameliyat zamanı tartışılmalıdır. Bazı cerrahlar enfeksiyon gelişmesin diye tanı konur konmaz ameliyat ederken kimileri de 2-3 yaşına kadar beklerler.

Kistik Higroma (Kapiller Lenfanjiom)

Tek taraflı veya iki taraflı görülebilen ağrısız konjenital lezyonlardır. %80 boyunun alt arka tarafında bulunurlar. Kist genellikle genişleme eğilimindedir. İçinde saydam lenf sıvısı olan lenf kanallarından oluşmuştur. Bir yaşına kadar %60 ve 2 yaşına kadar da %90 tespit edilirler. Kitlenin büyüklüğüne göre bulgu verirler. Bazen etraf dokulara baskı yaparak solunum sıkıntısı, yutma güçlüğü yapabilirler. Kistik higroma eğer takipte gerileme göstermiyorsa, büyük boyutlara ulaşmışsa, ağrı, enfeksiyon solunum sıkıntısı,yutma güçlüğü oluşturuyorsa cerrahi olarak çıkarılır.

Hemanjiom

Hemanjiom normal ve anormal görünümdeki kan damarları sayısının artması sonucu damar yumağından oluşan İyi huylu bir kitledir. Bebeklerde 54:100.000 oranında görülürler. Kızlarda üç kat daha fazla görülür. Lezyonların %80’i tek iken %20’si de birden fazla sayıda olur. En sık saçlı deri, boyun ve yüzde görülürler. Yaklaşık olarak bunların%70- 90’ı hayatın birinci ve dördüncü haftasında ortaya çıkarlar. İki yaşına kadar büyümeye devam ederler ve daha sonra küçülmeye başlarlar. Çocukluk çağı hemanjiomlarının %80-90’ı kendiliğinden küçülerek kaybolur %10-20 si ise tedaviye ihtiyaç gösterir. Çok hızlı büyüyen hemenjlomlar, solunum yollarında, görme kaybına yol açacak şekilde göz etrafında yerleşmiş hemanjiomlar, hayati önemi olan organlara zarar verecek yerlerde bundan hemanjiomlar, kontrol edilemeyen ülserasyon, kanama ve enfeksiyonlara yol açan hemanjiomlar, çok sayıdaki hemanjiomlar erken tedaviye ihtiyaç gösterirler.

Cilt hemanjiomlarının %5’inde kendiliğinden ülserler gelişir. Yumuşatıcı antibiyotikli kremler tedavi de kullanılır. Hemanjiomlarda ülserin iyileşmesi iki haftayı bulur.

Hemanjiomlarda kanama görülürse gazlı bezle baskı uygulamakla kanama durdurulabilir. Tedavide. Hemanjiomlarda hayatı tehdit eden komplikasyonlar gelişirse ilaç tedavisi uygulanabilir.

Hemanjiomların %20’sinde etraf dokularda tıkanıklık ve tahribat gelişebilir. %1’inde de hayatı tehtid edici komplikasyonlar gelişebilir. Hayatı tehdit edici komplikasyonlar kalp yetmezliği, hava yolu tıkanıklıkları ve mide bağırsak sistemi kanamalarıdır.

Boyun ve yüzdeki hemanjiomlar hava yolu tıkanıklığına, yutma güçlüğüne yol açabilirler.

Göze yakın hemanjiomlar görme bozukluklarına yol açabilirler. Bu tip vakalarda ilaç olarak. Propranolol, kortizon , interferon İlaç olarak kullanılabilir. Ayrıca tedavi de lazer tedavisi ve cerrahi uygulamalar yapılabilir.

 

 

 

sünnet sağlıktırOp.Dr.Muzaffer Zorlu
Çocuk Cerrahi Uzman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir