Yazar: Op.Dr. Muzaffer Zorlu
Türkiye’nin AB süreci siyasi bir intihar, ötenazidir
Kendisini batıya ait sanan Türkiye üzerine batının emelleri:
1-Müslümanlıkla terörü özdeş tutmak, 2-Terör bahanesiyle Müslüman coğrafyaya girmek, 3-Sözde Ermeni Soykırımı iddialarıyla Ermenistan’a siyasi destek sağlamak, 4-Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunan kesimlerini demokrasi ve insan hakları maskesiyle dağıtmak, 5-Kıbrıs’tan Türkiye’yi atmak, 6-Türk Silahlı kuvvetlerini batı yararına sonuçlar doğuracak askeri harekatta kullanmak, 7-Patrikhane’yi desteklemek ve Ekümenik bir statüye kavuşturmak, 8-Ege ve doğu Akdeniz’deki yunan çıkarlarını batı çıkarları olarak Türkiye’ye dikte etmek, 9-Ortadoğu’daki doğal kaynak yağması ve siyasi çıkarları için Türkiye’yi olumsuz etkileyecek girişimlerde bulunmak, 10-Fırat ve Dicle suları için Uluslararası bir mekanizma tesis etmek, Balyoz davasında 18 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Roma deniz ateşeliği, Deniz kuvvetleri istihbarat daire başkanlığı, Genelkurmay istihbarat daire Başkanlığı yapan ve Roma NATO savunma koleji mezunu olan Soner Polat adlı bir Tümamiralin “Türkiye için jeopolitik rota” adlı kitabından.
Op. Dr. Muzaffer Zorlu
Çocuk Cerrahi Uzmanı
Op. Dr. Muzaffer Zorlu: Beyaz Adamın Hikayesi
Çok tanıdık gelen Afrika’daki beyaz adamın hikayesi. Beyaz adam bir ülkeye geldiğinde önce oradaki farklılıkları araştırırmış. O ülkede farklılık yoksa kendisi farklılık yaratırmış. Mesela dik burunlular ve yatık burunlular gibi. Farklılığı ortaya çıkardı mı zayıf olan grubu destekler ve gruplar arasında çatışmalar çıkarırmış. Bu çatışmalarda milyonlarca insan ölebilir, yerinden olabilir veya sakat kalabilirmiş. Bu sırada beyaz adam da ülkeyi istediği gibi sömürür, yönlendirir, madenleri çıkarır ve zenginlikleri kendine aktarırmış.
Afrika’daki bu hikaye bize hiç yabancı gelmedi değil mi?
Op.Dr Muzaffer Zorlu Çocuk Cerrahi Uzmanı
Sünnet Sonrası Mutlu Uğurel Bebek
Gökalp Ailesinin Bebeği Emin Ellerde
Antalya Cerrahi ve Sünnet Kliniğinde 28.08.2015 tarihinde sünnet işlemi gerçekleştirilen Devin Gökalp ile annesi Nezaket Gökalp babası Şeref Gökalp ve sünneti gerçekleştiren Op. Dr. Muzaffer Zorlu.
Ailenin mesajı
Emin ellerde sünnetimizde geçti gitti. Muzaffer abi ve değerli ekibine çok teşekkür ederiz.
Şeref Gökalp- Nezaket Gökalp
Sünneti Sadece Doktorlar Yapabilir
TRT Antalya Radyosu Canlı Yayın
Sünnet için Norveç’ten Antalya’ya
Sakinlestirici Verilerek Sünnet
Büyük çocuklarda genellikle sünnet korkusunun daha yoğun olduğunu, bu yüzden
Lokal Anestezide Israr Edilmemeli
Op.Dr. Muzaffer Zorlu, büyük çocuklarda genellikle sünnet korkusunun daha yoğun olduğunu, bu nedenle sünnete başlamadan önce stresli çocukların rahatlatılması gerektiğini söyledi.
Antalya Sünnet ve Çocuk Cerrahi Kliniği’nden Op.Dr. Muzaffer Zorlu, büyük çocuklarda genellikle sünnet korkusunun daha yoğun olduğunu, bu nedenle sünnete başlamadan önce stresli çocukların rahatlatılması gerektiğini söyledi.
Op.Dr. Muzaffer Zorlu, “Öncelikle stresli çocukları konuşarak sakinleştirmeye çalışıyoruz, ancak konuşmak yeterli olmuyor ve çocuk sakinleştirilemiyor ise sakinleştirici ilaçlar verilerek rahatlatılabiliyoruz.” dedi.
Lokal anestezi zorlanmamalı
Büyük çocukların %95’inin sünnetini lokal anestezi ile yapılabildiğine dikkat çeken Op.Dr. Muzaffer Zorlu, ”Fakat çok korkan %5’lik grup va rki hiçbir şekilde sakinleşmeyebiliyorlar. Bu durumda olan ve sakinleşmeyen çocuklar lokal anestezi için çok zorlanmamalı ve genel anestezi ile sünnet planlanmalıdır.” şeklinde konuştu.
Sakinleşmiş çocuklar
Sakinleşmiş çocuğa ise sünnetten önce lokal anestezik krem sürüldüğünü, krem sürüldükten bir saat sonra lokal anestezi için iğne yapıldığını belirten Op.Dr. Muzaffer Zorlu, “İğne bölgesi kremle uyuşmuş olduğu için iğne ya hiç hissedilmez yada çok az hissedilir. Uyuşturma tamamladıktan sonra on dakika içinde sünnet yapılır.” dedi.
Çocuğun sevdiği oyun
Sünnet esnasında çocuğun ilgisine göre PlayStation oyunları ile çocuğun oyalanabileceğini belirten Op.Dr. Muzaffer Zorlu, ”Özellikle sevdiği oyuna dikkatini veren çocuk sünnetin nasıl geçtiğini anlamaz. Hatta bazen “doktor amca sünnet biraz daha uzasın oyunu bitireyim” der. Sünnetten sonra kalın gazlı bezle sünnet yeri kapatılır, pantolonunu giyer ve çocuk normal hayatına devam eder. Herhangi bir hareket kısıtlılığı yapılmaz. Aynı gün denize gidebilir, top oynayabilir ve banyo yapabilir.” şeklinde konuştu.
Opr. Dr. Muzaffer Zorlu Çocuk Cerrahi Uzmanı
Sünnetin Tarihçesine Kısa Bir Bakış
Sünnetin ilk defa ne zaman yapıldığı bilinmediğini belirten Antalya Sünnet ve Çocuk Cerrahi Kliniği’nden Op.Dr. Muzaffer Zorlu, ancak dünyada yaklaşık 15.000 yıldır yani , tarih öncesi dönemlerinden beri sünnet uygulandığını söyledi.
Tarih boyunca sünnetin temizlik, cinsel hayata hazırlanmak, üremek, toplum içinde sosyal prestij kazanmak ve bereket tanrılarına kurban vermek gibi çeşitli nedenlerle yapıldığını söyleyen Op.Dr.Muzaffer Zorlu, “İlkel toplumlarda sünnet acıya dayanma ve topluma kabul edilme aracı olarak görülüp uygulanmıştır. Ülkemizde de sünnet erkek olmak ve büyümek İçin yapıldığı çocuklara anlatılmaktadır.” dedi.
Sünnetin yazılı tarihten önce başladığını ifade eden Op.Dr. Muzaffer Zorlu, arkeolojik araştırmalar bize göstermektedir ki eski Mısır’da İbraniler ve Fenikeliler de hatta Amerika kıtasındaki eski Aztekler de sünnet işlemi yapılmaktaydı.
Taş devrine ait mağara çizimlerin de ve yaklaşık 6000 yıl önce eski Mısır dönemine ait Ankh-Mahor tapınağında duvar resimlerinde sünnet tasvirleri görüldüğünün altını çizen Op.Dr. Muzaffer Zorlu, Milat’tan önce 4000 yılında Firavun ikinci Ramses’in oğlunun sünnet edildiğine dair belgelerin olduğunu vurguladı.
Mısır’da sünnet
“Mısır toplumunda dini inançlar gereği bedenin, yiyeceklerin ve evlerin çok temiz olması gerekiyordu. Vücuttaki kılların tıraş edilmesi, günde iki defa banyo edilmesi, suların kaynatılarak içilmesi yaygın uygulamalardı.” diyen Op.Dr. Muzaffer Zorlu, “Kipti kelimesi çocuklarını sünnet ettirdikleri için Mısırlılara Yunanlılar tarafından verilmiş bir isimdir. Eski Mısır’da sünnetin hijyen için yapıldığı düşünülmektedir.“ şeklinde konuştu.
Musevilerde sünnet
Mısır’da 12 yaşına gelmiş erkek çocukların sünnet edildiği ve sünnetin hijyen yanında ahlaki, ruhani ve entelektüel gelişimin bir parçası olarak görüldüğünü belirten Op.Dr. Muzaffer Zorlu, “Antik Mısır’da esir alınmış savaşçılar köleliğe alınmadan önce sünnet ediliyordu. Esir edilen Musevilerin bu şekilde sünneti benimsedikleri düşünülmektedir. Zamanla da sünnet Musevilik dini uygulamalarına dahil edilerek Tanrı ile insan arasında bir anlaşma olarak kabul edilmiştir.” dedi.
Yahudilikte sünnet erkek çocuğun doğumunun sekizinci gününde yapılan dini bir emirdir. Müslümanlıkta ise farz olmadığı halde Müslümanlığının bir belirtisi olarak değerlendirilmiştir. Sünnetsiz Müslüman erkek düşünülemez ve her erkek çocuk mutlaka sünnet yapılır. Sünnet Hazreti İbrahim’den beri uygulanan bir gelenek ve uyulması gereken dini bir kural olarak değerlendirilmektedir.
Tıbbi nedenlerle sünnet
Tıbbi nedenlerle 19. Yüzyılda sünnet yararlı bir girişim olarak kabul edilmiş ve alkolizm, epilepsi, astım İdrar yolu hastalıkları gibi bazı hastalıklardan korunma da yararlı olduğu öne sürülmüştür. Bu yüzden 20. yüzyılın ilk yarısına kadar sünnet özellikle İngilizce konuşan ülkelerde yaygınlaşmıştır.
Daha sonra sünnet derisinin önemini vurgulayan makaleler yazılmış ve çocuk hastalıkları dernekleri rutin sünneti tavsiye etmekten vazgeçmişlerdir. Sünnet yapılma oranları da azalmıştır. Ancak özellikle sünnetin çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarını azalttığı gözlenmesiyle 1989 yılında Amerikan Çocuk Hastalıkları Akademisi yeni bir bildirge ile sünnet kararını ailelere bırakmıştır. Sünnet konusunda tarafsız kalmıştır.
İslamiyet’te sünnet kesin bir emir değildir
“Günümüzde sünnet esas olarak Musevi ve İslam toplumlarında uygulanmaktadır. Musevilik inancında yaradılış kitabına göre Tanrı İbrahim’e kendisini ve erkek çocuğunu sünnet etmesini emretmiştir.” diyen Op.Dr.Muzaffer Zorlu, sünnetin İslamiyet’te kesin bir emir olmadığını söyledi.
İslamiyet inancında ise sünnet işlemi peygamberin sözleri ve davranışları ile belirlenen bir kavram üzerine kurulmuştur. İslamiyet’te belirli bir sünnet yaşı yoktur. İslamiyet’te sünnet kesin bir emir değildir. Simgesel bir önemi vardır. Uygulamada ise her Müslüman çocuk mutlaka sünnet olmaktadır. Müslümanların kutsal kitabı Kuranı Kerim’de sünnetle ilgili herhangi bir ifade yer almaz.
Erkekliğin gerekliliği sünnet
Sünnetin bazı ataerkil toplumlarda erkekliğin bir gerekliliği olarak görüldüğünü ifade eden Op.Dr.Zorlu, ataerkil toplumlarda sünnet olmayan erkeklere evlenme hakkı verilmediğini hatırlattı.
Opr. Dr. Muzaffer Zorlu Çocuk Cerrahi Uzmanı
Sünnet Nedir?
Op.Dr. Muzaffer Zorlu, “Erkek çocuklarda glans penisin üstünü yani pipinin üst kısmının örten derinin belirli şekil ve ölçüde cerrahi olarak kesilerek çıkarılması işlemine sünnet dendiğini belirti.
Sünnetin tüm dünyada uygulanan en yaygın cerrahi işlem olduğunu ifade eden Op.Dr. Muzaffer Zorlu, sünnetin Müslüman ve Yahudi toplumlarında ise dini bir yükümlülük olarak yapıldığını söyledi.
Her yıl 13 milyon sünnet
Op.Dr. Muzaffer Zorlu, her yıl dünyada yaklaşık 13,3 milyon erkek ile 2 milyon kız çocuğun sünnet edildiğine dikkat çekerek, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) doğar doğmaz, Yahudi’lerde le dini nedenler yedi günlükken sünnet yapılırken Türkiye’de ise daha çok 6-7 yaşından sonra sünnet yapıldığını vurguladı.
Opr. Dr. Muzaffer Zorlu Çocuk Cerrahi Uzmanı


